Aradan bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen çok elle tutulur birşey yapamadık. Burada işlerimiz olunca, çok istediğimiz bir yerlere kaçma planlarımız da suya düştü. Ama olsun, evimizle ilgilenip, eksiklerimizi tamamlamış olduk.
Çin'de yemek konusunu hala es geçemiyorum, bu bizim için, daha doğrusu burada yaşayan yabancılar için çok önemli. Sonunda hemen hemen tüm yemeklerimizi yapabileceğimiz malzemeleri satan bir yer öğrendik. Kore pazarı. Evimize bir hayli uzak olmasına rağmen, bisikletlerimize binip, pazara gitmek ve istediğimiz pek çok şeyi bulabilmek çok zevkli oluyor. Dün gittiğimizde kırmızı ve yeşil mercimek, nohut, bulgur olmasa bile ona çok benzeyen kuskus bulabildik. Bir de baklava yufkası. Normal yufka maalesef yok, ancak şu anda fırınımda pişmekte olan baklava yufkası ile yapılmış börek var. Bakalım sonuç nasıl olacak. Bu Kore pazarında bir de et bölümü var, fotoğraflardan anlaşılır zaten, hayvanların, domuzun hiç bir yerini ziyan etmeden satıyorlar. Koca koca ayaklar burnunuzun dibine kadar sokuluyor:) Sadece Kore pazarına özgü değil aslında, Metro hariç diğer bütün büyük marketlerde (ki buna carrefour ve wal-mart dahil) domuzun sağını solunu, tavukların tırnaklı ayakları, kaplumbağaları görmek mümkün. Artık alıştık sanırım, önceden gördüğümüzde dibine kadar gider bakardık, artık hızlıca geçip kendi işimize bakıyoruz:)
Bulguru metro markette bulabildik. Tabii Türkiye'deki fiyatının tam 5 katına. Burada sebze, meyve ve et çok ucuz. Türkiye ile kıyaslandığında özellikle et fiyatları komik. Tabii temiz et bulabilmek te çok zor. Eti Metro veya Carrefour'dan almak lazım. Onun dışındaki marketlerde inek veya koyun eti deseler bile hangi hayvanın etini yiyeceğiniz belirsiz. Bunu sokaklarda 1 defa bile kedi köpek görmemenden anlıyorum:) Pekçok yiyeceğimiz ithal ürün olarak satılıyor. Domates salçası, zeytin(bizim zeytinlerle alakası yok, İspanya'dan ithal tatsız bir çeşit), peynir tüm bu ürünler lüks burada. En pahalı şey peynir. Şöyle mis gibi ezine peyniri nasıl yenirdi şimdi:)
Kore pazarında tabiki fotoğraf da çektim. Buyrunuz..




14 yorum:
Yeni evniz hayirli olsun!Gule gule oturun, bence ev cok onemli, cok sitiginde kucuk bir Turkiye yaratmis oluyorsun bir kac metrekarede:)
Kore Dukkaninin girisindeki "Bakkal Dukkani" yazisina cok guldum.Peynir benimde dayanamadigim sey, zeytin konusunda da biz Turkler zeytini farkli salamura ediyormusuz o yuzden kendi evimizdeki zeytinin tadini almiyormusuz.Ayni sey tursu icinde gecerli.Ya bizim firmalar neden yurtdisina beyaz peynir ihrac etmez ki, en azindan biz aliriz:)
hımmm diyorum ki Evrim hiç bitmeyen bir diyettesin mesela :))
Ne tuhaf burada mercimek bulgur diyip yüzüne bakmazken bulamayınca nasılda kıymetli oluyorlar...
Et konusuna gelince sanırım bol bol balık ve tavuk en garantisi gibi geldi bana ....
Sana bir kuru erzak kolisi mi göndersek napsak Evrimcim...
1-2 kere yurtdisinda yasama alternatifi oncesinde, evimizi evimiz yapan seyleri belirleme oyunu oynamistim. dedigin gibi, ufacik seyler, duvarindaki resim, fotograf, bir mum, bir yastik kilifi, vazgecemedigin kitaplar evini dunyanin heryerinde evin yapmaya yeter... yerlesmenize cok sevindim.daha cok yaz...
Evrimcim o yumurtalar hormonlu mu?:P
Bir de tavukların arasına zenci tavuk karışmış galiba O kara kara şey de ne?
Son olarak domuz ayaklarını, parmakları eksik bir insan ayağına benzettiğimi söylemeden edemeyeceğim.:))
Harika yazıyorsun Evrim. Mesela evi yuva yapan size ait eşyalardan bahsetmene bayıldım. Ve tüm bu detayları anlatman...
Takipteyiz efeniiim.;-)
eh sende pek bir şey kaçırmamışım anlaşılan, benim de bağlantım yoktu bir süredir. taşındık biz de arkdşm sonunda, netimiz de dün bağlandı daha. yeni evinizi yuva yapmış olmanıza çok sevindim. insan alışıyor değil mi? ben de yeni anladım da;) neyse, artık sık sık gelirim buraya yine yeni yeniden...
Nalan,
turşu ve zeytin çok farklı. Turşular tatlı burada, zeytin ise hiç almıyoruz bile çok lezzetsiz. bakkal dükkanı yazısını görünce biz de çok güldük ve hoşumuza da gitti doğrusu:)
burada beyaz peynirimsi(tadı asla yok) Yunanistan'dan ithal birşey var, feta cheese, ben anlamıyorum, herşey bu kadar bol ve lezzetli iken neden ithalat yapılmaz, o kadar büyük bir açıkki bu.
Sevgiler
Kıymet'cim nerdeee biz de diyet, ne bulsam götürüyorum diyebilirim:P
Özlem,
3 ay boyunca arka arkaya misafirlerimiz olacak ve ben Türkiye'den geleceklere sipariş listesi hazırlıyorum. Evet orada hiç değerini bilmemişiz bakliyatın, ama olmayınca eksikliği hissediliyormuş:)
Sibel'cim öyleymiş hakikaten, keşke daha fazla şey koysaymışım diyorum şimdi..
Sema'cım çok teşekkür ederim:))
Evet burada zenci tavuklar var, ilk defa burada gördüm, nasıl şey anlamadım resmen siyah tavuk:) tadına bakmaya pek niyetim yok ama:)) burada yumurtlayan her hayvanın yumurtasını yiyorlar bence, marketlerde tavuk yumurtasından, çürütülmüş ördek yumurtasına kadar her yumurta var. o çürütülmüşlerde ayrı bir şey, etrafına çamur gibi birşey kaplayıp öyle satıyorlar, kokuyu düşün artık:)
Ebru demek yerleştin artık, insana evini boşaltmak, mekan değiştirmek çok zor gelse de alışıyor hakikaten, şu bloglarınıza giremiyorum ya, çok eksikliği oluyor, hiç bir şeyden haberim olmuyor sanki:(
ya varya ömrü haytımda görmediğim şeyleri sayende görüyor ve ıhgg diyorum sen bizim yiyeceklerden şaşma (tabi bulduklarından ...)
Perilicim,
inan ki insan herşeye alışıyor, artık bana tuhaf gelmiyor bile diyebilirim, burada yetişseydim o yiyeceklerden ben de yiyor olacaktım, bizim kültürümüzde olmadığı için tuhaf geliyor bize:) ben yine de almıyım tabi bir çoğunu. burada herşey bulunuyor, sadece beyaz peynir ve bizim mis zeytinlerimizden yok:(
sevgiler..
Yorum Gönder