Yine uzunca bir ara vermiş oldum. Bu arada çince 2.kura başladım ve dersler gittikçe zorlaşmaya başladı. Hava 2 gündür beklenmeyecek derecede güzeldi, ancak perşembe günü 10 derece birden soğuyacakmış.
En önemlisi ise chinese new year'ın giderek yaklaşması. Haftasonu kutlamalar başlıyacakmış. Burada hiç durmadan sabahlara kadar havai fişekler patlatılırmış. 23. katta oturmamızın en büyük avantajı bu olacak sanırım. Evimizin camından Tian'anmen meydanı ve yasak şehiri uzaktan da olsa görebiliyoruz. Bu sene öküz yılı olduğundan şehrin her yeri, ışıl ışıl inek heykelleri ile kaplandı. Marketlerde inek oyuncaklar, kağıt süsler ve onlarca çeşit süs eşyası satılıyor. Her taraf kıpkırmızı fenerlerle kaplı.
Cuma akşamı evimizde yaklaşık 20 kişilik bile grup ağırlayıp, Chinese new year kutlaması yaptık. Çinli arkadaşlarımıza Türk yemeklerinden birkaç çeşit yaptım. Çerkez tavuğu, humus, mercimek salatası. En çok çerkez tavuğunu beğendiler. Ne olur ne olmaz diye dışarıdan da Çin yemeği satın aldık, iyiki almışız, hem yemekler yetmeyecekmiş, hem de dışarı mutfaklara çok açık olmadıklarını görmüş oldum.
Bizim kutladığımız yani 31 Aralık yılbaşısının ertesi günü, yılbaşı gecesi ekibinden 5 kişi toplanıp Çin seddinin en iyi korunan bölümlerinden biri olan Simatai'ı gezmeye gittik. Yazın Badaling bölümünü gezmeye gitmiştik ancak havanın aşırı nemli ve puslu olmasından hem hiçbirşey görememiş, hemde fısır fısır yağan yağmur yüzünden zevk alamamıştık. Bu sefer hava pırıl pırıl güneşli ancak tabiri caizse zehir gibi soğuktu. Buna rağmen çok eğlendik. Tırmanışın bir bölümünü teleferik ile yarım saatlik tırmanışı ise yürüyerek yaptık. Dönüşte ise teleferik kullanmadan saatlerce yürüyüp tadını çıkarttık. Çin seddi gerçekten insan aklının almadığı bir şekilde inşa edilmiş yapılardan biri bence dünyada. O kadar yükseklikte ve o şartlarla nasıl olmuşta yapmışlar, ve özellikle iklim şartlarını düşününce inanamıyorum doğrusu. Çin seddinin uzunluğu, ekvatorun uzunluğundan bile fazlaymış. Çin seddinde belli aralıklarla kuleler bulunmakta. Bu kulelerde zamanında silah ve yiyecekler depolanır, askerler burada dinlenirlermiş. Savaş zamanlarında kulelerde ateş yakılıp, duman sayesinde insanlara düşmanların geldiği haber verilirmiş. Şimdi ise o kulelerde turistler dinlenip, bol bol fotoğraf çekiyorlar.
Çin seddinin üzerindeyken bile kendi kendime gerçekten buradamıyım? senelerdir görebilirmiyim acaba dediğim yerdemiyim? diye sordum. Çinliler çin seddine tırmanan, gören insanlara çok saygı duyar ve takdir ederlermiş. Ben ise bu imkana sahip olup, hayallerimden birini gerçekleştirebildiğim için şükrediyorum.







