10 Mayıs 2008 Cumartesi

Bodrum'da zaman

yokuş başına geldiğinde Bodrum'u göreceksin,
sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin,
senden öncekiler de böyleydiler,
akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler...
HALİKARNAS BALIKÇISI

Yalanmı?? :)

05 Mayıs 2008 Pazartesi

Çin öncesi Bodrum tatili


Çin'e gitme tarihimiz yavaş yavaş yaklaşırken, eşimin iş seyahati ile yurtdışında olması fırsatıyla kendimi Bodrum'a attım. Hem tatil, hem aile ziyareti olmuş oldu benim için. Dün sabah Bodrum muhteşem bir havayla karşıladı. İşte ilk gün hasılatım:)

* Sıcacık güneşin altında, sahilde, ayaklar kumda, ege zeytinleri, keçi peyniri ve çayla mis gibi bir kahvaltı,
* Sezonun ilk bronzlaşma seansı,
* Annenin leziz zeytinyağlıları,
* Amcanın bahçesindeki erik ağacından kendi ellerinle erik toplamak,
* Yengenin zeytinyağlı yaprak sarması,
* Sevilecek bir sürü kedi,köpek
* Bol sohbet,
* Bol bol fotoğraf...

21 Nisan 2008 Pazartesi

Yepyeni bir hayata merhaba


Bazı arkadaşlarımın konudan haberi olmuştu. Photos&istanbul bloğu Mayıs ayının sonundan itibaren Çin/Beijing'den hayatına devam edecektir. Bu kararı almamda bana destek olan aileme, arkadaşlarıma, Sibel,Sema,Ebru,Özlem hepinize tekrar çok teşekkür ederim. Umarım yeni hayatımız en az buradaki kadar mutlu olur.

18 Nisan 2008 Cuma

Pastalara bakın

Tatlı krizimin şiddetli biçimde vurduğu şu saatlerde, bunları bana gönderen mail sahibine teşekkür ediyorum, diş şeklindeki pasta sayesinde kriz geçmiştir :)

15 Nisan 2008 Salı

Bir Pazar, yol üzeri cam ocağı

Harika bir Pazar sabahı heyecanla uyanıp, alel acele daha nereye gideceğine bile karar vermeden evden çıkmak. En güzel günler böyle başlar, ne zaman gün ile ilgili plan yapılsa bir olumsuzluk olur, en azından benim için öyle.

Anadolu feneri, Riva tarafına doğru giderken aklımdan bahar geldi bir tane bile leylek görmedim, bazen nefret ediyorum büyük şehirden diye geçiriyorum. Aradan 5 dakika bile geçmeden eşim bak şuraya dedi, tarlalar dolusu leylek!! İnanamadım her tarlada onlarca leylek ziyafet çekiyordu. Hemen araba durduruldu, fotoğraf çekilmeye başlandı. O kadar güzellerdi ki...

Bu arada yolları kaplumbağalar basmıştı. Biz ve bazı duyarlı insanlar o gün yoldan kaç kaplumbağa kaldırdık bilinmez. Yanlız ben hiç bugüne kadar tıslayan kaplumbağa görmemiştim. İçlerinden biri resmen tıslayıp kafasını çevirerek elimi ısırmaya çalıştı.

Bugüne kadar hep merak edip bir türlü görme fırsatımın olmadığı cam ocağını da bu Pazar görmüş oldum. Eşimle beraber ilk fırsatta kursa katılıp, bu harika duyguyu tatmak istiyoruz. Bu sefer sadece dolaşmakla yetindik. Balkondan sıcak bölümde çalışan ustayı seyrettik, el yapımı camların neden bu kadar pahalı olduğunu anladık ve hak verdik. Çok emek verilerek yapılıyor. Hiç abartmıyorum neredeyse 50 derece sıcakta en ufak bir şekil için uzun uzun çalışıyorlar. Merak edenler buraya baksınlar.

Bu gezinin sonunda, Riva'da et mangal veya benim gibi balıkseverler Anadolu feneri kaptanın yerinde mis gibi ızgara levrek yiyerek daha da mutlu olabilirsiniz.

10 Nisan 2008 Perşembe

Biraz Nostalji

Aşağıdaki fotoğraflara bakınca,eski fotoğrafları ne kadar sevdiğimi hatırladım. Babaannemin evindeki şifonyerin çekmecesinde hep aynı düzende duran eski fotoğraflara çocukluğumdan beri bıkıp usanmadan defalarca bakar, babaanneme kim olduklarını sorar, kendisi cevap verirken geçmişte yaşadıklarını anlatmaya başladıkça iyice keyiflenirim. Sanki herşey daha bir güzel, saf ve büyülüymüş o zamanlar. Babaannemin anlattığı anılarını beynime iyice kazırım, hatta en ufak bir ayrıntıyı atlarım ve unuturum korkusuyla, babaanemin tüm itirazlarına rağmen kameraya da alırım.Ve yine herseferinde canım babaannem fotoğrafı çekilirmiş gibi poz verir, anlattıkları bitene kadar güzel görünmeye çalışır.


Fotoğraf her geçen gün daha çok zevk vermeye başladı bana. İnternette saatler boyunca fotoğraf sitelerini gezip, özellikle gidip göremediğim ve çok merak ettiğim (uzakdoğu) fotoğraflarına bakarken saatlerin nasıl geçtiğini bile anlamıyorum. Aşağıya mail yolu ile gelen birkaç eski fotoğrafı koyuyorum. Dönemin güzelliğini bizlere bir kez daha hatırlatsın diye...

n: Fotoğraflar sırasıyla Owen Williams, Bruce Dale, Gervais Courtellemont, Edwin A. Grosvenor, tekrar Gervais Courtellemont, Colby M. Chester, Albert Moldvay ve tekrar Edwin A. Grosvenor'a aittir.

06 Nisan 2008 Pazar

Taksim'de sıradan bir gün

* İstiklal caddesi girişinde, arkadaşla buluşulduktan sonra Kızılkayalarda hamburger yeme planı yapılır, her seferinde yağlı diye vazgeçilir,
* İlk durak mutlaka ve mutlaka Gloria Jeans Coffee olur,
*Gloria'da uzun uzun oturulup bol kalorili kahveler içilir, gelen geçen seyredilir,
* Atlas pasajına uğranıp ıvır zıvır alınır,
* Kalabalığa kızılır,
* Galatasaray geçilir, tünele doğru yürümeye devam edilir,
* Binalara bilmem kaçıncı defa kafa kaldırılıp bakılır,
* Beyoğlu iş merkezi ve terkos pasajı gezilir, talan edilir, H&M ürünleri sudan ucuza bulunup bayram edilir,
* Tünele doğru biraz daha yürünür, Hint kıyafetleri satan dükkan ellinci defa gezilir,
* Kitapçılar gezilir,
* Geri dönülür, bol fotoğraf çekilir,
* Kalabalığa bir kez daha kızılır,
* Evin yolu tutulur..