19 Ocak 2009 Pazartesi

Great Wall Simatai


Yine uzunca bir ara vermiş oldum. Bu arada çince 2.kura başladım ve dersler gittikçe zorlaşmaya başladı. Hava 2 gündür beklenmeyecek derecede güzeldi, ancak perşembe günü 10 derece birden soğuyacakmış.

En önemlisi ise chinese new year'ın giderek yaklaşması. Haftasonu kutlamalar başlıyacakmış. Burada hiç durmadan sabahlara kadar havai fişekler patlatılırmış. 23. katta oturmamızın en büyük avantajı bu olacak sanırım. Evimizin camından Tian'anmen meydanı ve yasak şehiri uzaktan da olsa görebiliyoruz. Bu sene öküz yılı olduğundan şehrin her yeri, ışıl ışıl inek heykelleri ile kaplandı. Marketlerde inek oyuncaklar, kağıt süsler ve onlarca çeşit süs eşyası satılıyor. Her taraf kıpkırmızı fenerlerle kaplı.

Cuma akşamı evimizde yaklaşık 20 kişilik bile grup ağırlayıp, Chinese new year kutlaması yaptık. Çinli arkadaşlarımıza Türk yemeklerinden birkaç çeşit yaptım. Çerkez tavuğu, humus, mercimek salatası. En çok çerkez tavuğunu beğendiler. Ne olur ne olmaz diye dışarıdan da Çin yemeği satın aldık, iyiki almışız, hem yemekler yetmeyecekmiş, hem de dışarı mutfaklara çok açık olmadıklarını görmüş oldum.

Bizim kutladığımız yani 31 Aralık yılbaşısının ertesi günü, yılbaşı gecesi ekibinden 5 kişi toplanıp Çin seddinin en iyi korunan bölümlerinden biri olan Simatai'ı gezmeye gittik. Yazın Badaling bölümünü gezmeye gitmiştik ancak havanın aşırı nemli ve puslu olmasından hem hiçbirşey görememiş, hemde fısır fısır yağan yağmur yüzünden zevk alamamıştık. Bu sefer hava pırıl pırıl güneşli ancak tabiri caizse zehir gibi soğuktu. Buna rağmen çok eğlendik. Tırmanışın bir bölümünü teleferik ile yarım saatlik tırmanışı ise yürüyerek yaptık. Dönüşte ise teleferik kullanmadan saatlerce yürüyüp tadını çıkarttık. Çin seddi gerçekten insan aklının almadığı bir şekilde inşa edilmiş yapılardan biri bence dünyada. O kadar yükseklikte ve o şartlarla nasıl olmuşta yapmışlar, ve özellikle iklim şartlarını düşününce inanamıyorum doğrusu. Çin seddinin uzunluğu, ekvatorun uzunluğundan bile fazlaymış. Çin seddinde belli aralıklarla kuleler bulunmakta. Bu kulelerde zamanında silah ve yiyecekler depolanır, askerler burada dinlenirlermiş. Savaş zamanlarında kulelerde ateş yakılıp, duman sayesinde insanlara düşmanların geldiği haber verilirmiş. Şimdi ise o kulelerde turistler dinlenip, bol bol fotoğraf çekiyorlar.

Çin seddinin üzerindeyken bile kendi kendime gerçekten buradamıyım? senelerdir görebilirmiyim acaba dediğim yerdemiyim? diye sordum. Çinliler çin seddine tırmanan, gören insanlara çok saygı duyar ve takdir ederlermiş. Ben ise bu imkana sahip olup, hayallerimden birini gerçekleştirebildiğim için şükrediyorum.

04 Ocak 2009 Pazar

Güzel bir yılbaşı gecesi...

Yılbaşı gecesi 2 ayrı ev partisine gittik. Benim için çok farklı ve eğlenceli bir deneyim oldu. İlk gittiğimiz Malezya'lı bir arkadaşın vermiş olduğu partiydi. Birçok farklı milletten insan bir aradaydı. Menü (Çin'de bir bölge olan, geçen Mayıstaydı sanırım deprem olmuştu) Sichuan yemekleriydi. Sichuan mutfağı çok lezzetli ancak bir o kadar baharatlı ve yağlı bir mutfak. Genellikle tüm yemekler kızartılarak hazırlanıyor. Burada içkinin yanında bol bol salatalık yiyorlar. Biz genellikle bol kalorili kuruyemiş ve cipsleri tercih ederiz maalesef.


Kızarmış kırmızı biber ve fıstıklar.

Kızarmış minik acı soslu karides yavrucukları


Kızarmış sebzeli pilav


Gördüğüm ayrı bir şey de, piyanoya karşı çok ilgili olmaları. Yılbaşı gecesi 2 arkadaş bol bol piyano çaldılar. Gece yenilen yemekler ve içilen içkiler ile devam ederken birden ortaya twister çıktı. Tabi herkes hafif çakırkeyif olduğu için izlemesi de bir hayli zevkli oldu.


Olaa twisterr..


Ve biz..



Katıldığımız 2. parti, Endonezya ve Singapur'lu 2 arkadaşın evindeydi. Katılımcılar, 2 Türk, 2 Alman, 3 Endonezya, 2 Çin, 1 Singapur olunca gece bir hayli renkli geçti. Herkes kendi ülkesinin mutfağından yemekler hazırladı. Ben elimden geldiğince çiğ köfte yapmaya çalıştım, mercimek köftesinden hallice oldu, özellikle Alman arkadaşlar çok beğendi. Diğer arkadaşlar, ananasta sunulan fıstıklı, üzümlü pilav, çeşitli tatlı-ekşi soslarla hazırlanmış tavuklar, karides cipsi, üzerinde ne olduğunu anlayamadığım ancak son derece lezzetli kanapeler, soslu minik çöpşişler hazırlamışlardı. Endonezya'lı arkadaşlar hepimize birer örtü(ismini bilmediğim için örtü diyorum) getirmişler, kendi usüllerince o örtüleri bizlere giydirdiler. Amaç biraz danslarını öğrenmekti, ancak burada da ortaya Wii çıktı bir anda herkes başına üşüştü:) Gecenin 12 olduğunu bile nasıl anladık şu anda hatırlamıyorum:)


Maalesef bittikten sonra çekebildim.



Favorilerimden Tom Yum soup, minik çöpşişler ve acı sos.



Wiiiiii




Çok uzun yazamama sebebim maalesef bilgisayarıma giren virüs, tuşlar basmıyor ve sürekli bilgisayarımı kapatıp açmak zorunda kalıyorum.

Önceki postta dediğim gibi, yılbaşının ertesi günleri bol bol gezdim, fotoğraf çektim, çok eğlendim. Sırayla hepsini yazıp, fotoğrafları koyacağım. Şimdi bilgisayar beni çıldırtmadan kaçmam lazım:)

31 Aralık 2008 Çarşamba

Xin Nian Kuai Le - Happy New Year


Herkese önce sağlık ve musssmutlu bir yıl diliyorum. Kendime de şakır şakır Çince konuşabileceğim bir yıl :)
Yılbaşını 2 ayrı ev partisinde geçirmeye çalışacağız. Farklı milletlerden birçok insan bir araya geleceğiz bu akşam. Nasıl geçtiği ile ilgili yazıyı yarın eklemeye çalışacağım.

26 Aralık 2008 Cuma

Mutluyumm


2 haftadır yaptığım stresin ve çalışmanın sonucunun tadını çıkartıyorum. Dün ilk kur sınavımdan başarıyla geçip sertifikamı aldım. Artık yavaş yavaş insanlarla konuşabilmeye başladım, ne kadar keyifliymiş:) Uzun zamandır diyet yapıyor olmama rağmen, sınavımı başarıyla geçmemin şerefine, eşimle 1 tepsi sushi yedik, ohh çok iyi yaptım:) Ha bu arada bir de akupunktur maceram var acil anlatmam gereken, ancak onun için ayrı bir post hazırlamalıyım.
8 Ocakta 2. kur başlayacak, o zamana kadar elimde fotoğraf makinam köşe bucak gezesim var. Hava gerçekten çok soğuk, özellikle geçen pazar günü Beijing -24 dereceyi, ben ise hayatımdaki en soğuk günü gördüm. Ama soğuğun beni daha fazla engellemesine izin vermek istemiyorum. Her yer ışıl ışıl, Çin yeni yılı yaklaşıyor, her yerde bir inektir aldı başını gidiyor (2009 inek yılı olacakmış), ben de kendime çok şeker bir inekli anahtarlık aldım:), insanlar soğuğa aldırmadan gece-gündüz dışarıdalar, hem Hohai gölü de haftasonu buz tutmuş, bunların hiçbirini kaçırmamam lazım. Bol bol dışarıdayım artık:)
Posted by Picasa

13 Aralık 2008 Cumartesi

Yazasım yok..

Blogu açıp açıp aynı postu görmek çok sinir bozucu biliyorum. Ancak bu aralar hiç yazasım yok. Dışarı çıkıp rahatça dolaşamıyorum, fotoğraf çekemiyorum, hava inanılmaz soğuk. Okula bile kapıdan taksiye binip okulun kapısında inmek suretiyle gidip geliyorum, kesinlikle yağmur ve kar yağmıyor hava hep güneşli, fakat çok ama çok soğuk ve hergün esen kuvvetli rüzgar soğuğu dayanılmaz hale getiriyor. İşin kötüsü Çince hocamın söylediğine göre soğuklar başlamamış bile.
2 hafta sonra Çince kur sonu sınavım var, sanırım o zamana kadar da yazı ekleyemeyeceğim. İnşallah sınavdan sonra güzel haberlerle dönmüş olurum:)
Herkese sevgiler...

05 Aralık 2008 Cuma

Alış(ama)mak:)



Herşeye alıştım diyebilirim ancak bu görüntü hariç! 23. katta oturmama rağmen penceremin dışında ansızın sallanan adam kol-bacağına alışmayı bünyem ısrarla reddediyor:)

15 Kasım 2008 Cumartesi

Başlık yok:)

Çocuklar gibi eğlenmenin normal karşılandığı ve hatta keyifle izlendiği bir yerde yaşıyorum.
Ne güzel...

* Burada sokakta yaptığınız hareketler tuhaf karşılanmaz. Sadece eğer bağırıp çağırıp sinirli bir şekilde konuşursanız o tuhaflarına gider:)
* Sokakta yürürken kollarını sağa sola açan, yukarı aşağı sallayan çok insan var. Çinliler sporu çok seviyorlar ve biliyoruz ki çok esnekler.
* Sokaklarda, hatta banka v.s. gibi yerlerde sıra beklerken pijama ile (eşofman değil pijama) oturmuş yada dolaşan insanlar görebilirsiniz, kimse kafasını çevirip bakmaz onlara, gayet doğaldır.
* Hemen hemen bütün parklarda sabahları spor yapılır, akşamları ise Chinese dance, tango v.b. dansları yapan insanlar vardır. İzlemeye doyum olmaz.
* Haftasonları biraraya gelip insanlara dans gösterileri yapılır. Veya bizim çocuk oyunlarına benzer oyunlar oynanır.